News

Beach Upcycling'in yaratıkları ile iki hafta geçirdik. :) May 07 2019, 0 Comments

 

Ocak ayı başında, instagram'daki yeni hesabında, her biri birbirinden eğlenceli ve esprili görünen işlerini paylaşan Tarık Bayazıt'la bağlantıya geçtik. Yılın bir bölümünü deniz kenarında geçirdiğini bilmemize rağmen o hayatın bu şekilde vücut bulacağını tahmin edememiştik. Bu kadar keyifli işler çıkacağını ve böyle üretken bir süreç olacağını ise hiç öngörememiştik. 

İşleri elimize alınca da yüzümüze yayılan gülümsemeyi görmek gerekiyordu. Her birini ya kasklı bir askere, kurbağa Kermit'e, matadora, ya da beyaz bir köpeğe ve daha nice canlıya benzetmeye başladık. Neredeyse dili olsa konuşacak gibi geldi bir çoğu. Havuz ve yelkenli hayalleri kurduk bazıları ile.

Sonuçta çok hızlı bir organizasyonla Tarık Bayazıt'ı 100'e yakın işi ile ağırladık. Ziyaretçiler de bizim duygularımızı paylaştılar ve herkesin kendini iyi, rahat ve keyifli hissettiği bir sergi süreci yaşadık.

Tarık'ın ağzından işlerin ortaya çıkış hikayesi:

'İki senedir yazların uzun bir bölümünü deniz kenarında, neredeyse bir plajın üstünde geçiriyorum. Deniz ve rüzgarın sürtünme yoluyla doğal olarak şekillendirdiği taş, inşaat artıkları ve diğer insan yapımı objeleri çok heyecan verici buluyorum. Bunların hiç bir zaman tam olarak öğrenemeyeceğim tarihçeleri, hikayeleri bana yeni hikayeler yazma, hayaller kurma fırsatları tanıyor.

Ayrıca atık denilebilecek malzemelerin yeniden hayat bulmaları, günlük hayata - hiç tahayyül bile edilemeyecek şekilde, üstelik başrolde - tekrar giriş yapmalarından büyük zevk alıyorum. Farklı malzemelerin, çöpçatanlığını üstlendiğim, doğal yolla olamayacak buluşmaları, ortaya çıkan yeni estetik ve şekillenmeler ilgimi çekiyor. Geri dönüşümün bir adım ötesi, eski fonksiyonlarından farklı, daha fazla duygulara hitap eden konuşlanmaları nedeniyle yaptığım işe “Beach Upcycling” ismini uygun buldum.

Hangi malzeme, seçme şansı olsa, hangi malzemeyle yan yana durmak, onunla birleşmek, bütünleşmek isterdi düşüncesiyle yola çıkıyorum. Neredeyse hiç bir zaman birinci taş seçimi öncesinde tematik bir seçimim olmuyor. Nereye beni sürüklerlerse, hatta nereye savrulmak isterlerse artık...

Birleştirme yöntemleri malzemenin cinsi, birbirleriyle dokusal uyumu, rengi, boyutu ve şekli gibi etkenlerle değişim gösteriyor.

Malzemeye temizlemek dışında neredeyse hiç müdahale etmiyorum. Nadiren ömrünü uzatma amaçlı veya korumaya yönelik çok ufak dokunuşlar oluyor.'

 


'KARMA Tutku Nesneleri' izleyici ile buluşmaya hazır September 07 2018, 0 Comments

 

Uzun bir yaz arasından sonra şehre döndük ve ilk sergimize hazırlanıyoruz. 

Öncelikle tasarımcısı için bir tutku nesnesi. Bu KARMA sergide tasarımcılar tutku ile yaklaştıkları, zanaat ile tasarımı birleştiren işlerini sergileyecekler. Sergiye katılan beş tasarımcı farklı malzeme ve tekniklerle çalışıyor; bazen geçmişten, bazen coğrafyadan ya da üretim sürecinden ilham alıyor. Tasarımlar zanaatkarların atölyelerinde hayat buluyor. Bu birliktelik her iki taraf için farklı üretim disiplinleri hakkında devam eden bir eğitime işaret ediyor. Çıkan işler izleyen için de birer tutku nesnesine dönüşmeye hazırlar.

Bu bir araya gelişin, farklı dünyaların, nesnelerin, üretmenin ve hayallerin sinerjisini KARMA bize sunacak.

Buket Hoşcan Bazman

Plus

Plus yan sehpa, geometrik formu ve kendine özgü renkleri ile dinamik iç mekan kompozisyonları yaratmak için tasarlandı.

Gövdesi ve üst yüzeyinin bir kısmı boyalı metalden oluşurken, diğer kısım ahşap, cam, mermer gibi malzemeler ile kişiselleştirilebilir.

Rezzan Hasoğlu

Idyllic Summer: Filigrana ve incalmo teknikleriyle üfleme cam

Osmanlı İmparatorluğu’nun 3. Selim döneminde (18.yy civarı) Venediklilerin geliştirdiği filigree cam tekniğini adapte etmiş ve tipik mavi-beyaz haliyle Çeşm-i Bülbül cam tekniği olarak uyarlamıştır. Çeşm-i bülbül camları Osmanlı döneminde hediyelik olarak ve sofralarda kullanılmıştır. Idyllic Summer Collection bu geleneksel cam üfleme tekniğini yeni bir form dili ve işlev ile sonraki nesillere kültürel miras olarak aktarmaktadır.

Bütün parçalar İstanbul’daki cam ustaları tarafından elde üretilmiştir.

DUO: Doğal kumlarla birleştirilmiş üfleme cam

Bu yıl içerisinde yapılan DUO Koleksiyonu ikilik fikrinden yola çıkarak oluşmuştu. İki kişinin üretim sürecinde birlikte çalışması, iki çeşit kumun kullanılması, çift cam ve iki parçanın birleşiminden oluşan ürünler yer almaktadır.

Sand to Glass serisinin devamı olan koleksiyonumuz, kumları projenin parçası olmak isteyen katılımcılarımız sayesinde gelişmeye devam etmektedir.  Delikli Koy, Dubai çölü, Costa Rica, Miami, Alaçatı ve Cunda kumları kullanılmıştır.

Begüm Cana Özgür

Haze: El dokuması kilim, yün

HAZE kilimleri, renkler arasında yarattığı etkileşim ile kilim yüzeyinde transparanlık-opaklık illüzyonları yaratıyor. Geleneksel kilim dokuma tekniklerini adapte ederek geliştirilen bu grafik anlatım, Anadolu'nun yetiştirdiği zanaatkar kadınlarımızın ellerinden çıkıyor.

Flakes: Tekstil tasarımı, yün

FLAKES, minik keçe topların ipe dizilerek bir araya getirilmesiyle oluşturulan, dokunsallığı güçlü bir battaniye tasarımı. Özel bir ustalık gerektirmeden, mümkün olduğunca fazla kadını üretim sürecine dahil etmeyi amaçlayan bir ürün olarak ortaya çıkıyor.

Lotus: Yer koltuğu, yün ve viskon karışımı

Göçebe Türk kültüründe halıların üstelendiği mekânsal fonksiyonlardan ilham alan LOTUS, 2 boyutlu bir halının 3. boyuta taşınmasıyla, bir yer koltuğuna dönüşüyor. Form referansını ise içe dönük bir yoga pozu olan Lotus oturuşundan alarak, konvansiyonel oturma pozisyonlarının ötesinde, kendi mekanını tanımlayan, esnek bir dinlenme alanı öneriyor.

Bilge Nur Saltık

Shimmer Mumluk

Shimmer Mumluk Bilge Nur Saltık tarafından yakamozdan ilham alarak tasarlandı. Üç kat camın birbirine pirinç vidalarla sıkıştırılmasından oluşan Shimmer’ın her bir katmanı farklı yöne verev desenlerle elde işleniyor. El yapımı desenlerden yansıyan ışık shimmer mumluğun gövdesinde illüzyonlar oluşturuyor.

Ripple Espresso Cups

Ripple kahve fincanları Bilge Nur Saltık tarafından eski Yunan dorik kolonlarından ilham alınarak tasarlandı. Ripple fincanlar 3D baskı yöntemiyle basıldı ve seramik kalıpları oluşturuldu. Yatay ve dikey desenlerden oluşan Ripple fincanlar üst üste istiflendiğinde mini kolonlar oluşturuyor.

Dot

Bilge Nur Saltık tarafından Uniqka markası için tasarlanan Dot serisi derinin materyal olarak potansiyeline odaklanıyor. Materyal olarak geçirgen olmayan, fakat dış etkilerden devamlı etkilenen ve değişen deriyi camla destekleyerek hazneye dönüştüren Dot serisi geometrik desenlerle içinde sakladıklarına gözlem delikleri açıyor. Geometrik desenlerle deriye geçirgenlik sağlayan tasarım bir nevi malzemeye yeni bir özellik ekliyor.

Natürel haliyle kullanılan deri elde atılan dikişlerle birleştiriliyor ve varla yok arası strüktürel camla bir araya geliyor. İki ebatta sunulan Dot serisi vazodan kalemliğe ve mumluğa çok amaçlı bir hazne.

Posta

Posta serisi Bilge Nur Saltık tarafından Uniqka markası için tasarlandı. Posta, levha olarak gelen deri materyalini sade ve elegant, üç boyutlu saklama ünitesine dönüştürüyor. Materyalin gücünü ve dayanıklılığını kullanan Posta’da, özel kesim deri üç noktadan zarf gibi katlanarak pirinç detaylarla birleştiriliyor. İki boyutuyla dergilikten kalemliğe birçok işlev üstlenen Posta, yaşam alanlarınıza uyum sağlamak için tasarlandı.

Ömür Tokgöz

‘Utopia-distopia’: Porselen

İnsan ve ürettiği nesneler bütünü olarak kent.

İnsan ve insanın ürettiği nesneler bütünü olarak kent; önce özgürlük sonra bağımlılık ardından da güvensizliğe dönüşen bir mekan olarak hayatımızın merkezinde duruyor.

Son 10 yıldır insan-nesne-mekan bütünü olarak kent içinde insanın konumunu anlamaya çalıştığım fotoğraflar çekiyorum.  

‘In-visible cities’bu fotoğraflardan oluşuyor.  

‘Kent biçimini karşısında durduğu çölden alır’ * diyen ‘Utopia-distopia’ise sonucunu izleyicinin kendisine bırakan bir seri.

*Görünmez Kentler , Italo Calvino

4. Istanbul Tasarım Bienali ile paralel etkinlik olan sergiyi gezmek için 20 Eylül - 20 Ekim 2018 arasında sizleri ECNP Galeri'ye bekliyoruz.


Türkiye Tasarım Haftası'nın ardından... November 15 2017, 0 Comments

8-12 Kasım arasında gerçekleşen Design Week Turkey ve 9 Kasım'da ECNP Galeri'de açtığımız Collectible Design sergisi sayesinde tasarım dolu bir hafta geçirdik.

Lütfi Kurdar'da düzenlenen Türkiye Tasarım Haftası'nda tasarımcıların, yerli ve yabancı tasarım ofislerinin, sanatçıların, üniversitelerin tasarım okullarının, tasarım platformlarının sergileri yer aldı. Bunların yanı sıra endüstriyel tasarım, moda, görsel iletişim tasarımı, mimari gibi alanlarda tanınan isimlerin panel ve konferansları gerçekleştirildi.

Mücevher dışı işlerimizle katıldığımız iki sergiden ilki 'Türk Tasarımının Genetik Kodları' idi.

Türk zanaat ve sanat kültürünün yarattığı zenginlik, Türk sanayisi ve yaratıcı Türk tasarımcılarının elinde eşsiz ürünlere dönüşüyor. Dönüşen bu ürünler, “Türk Tasarımı'nın” genetik kodlarını oluşturuyorlar ve gelecekteki tasarımcılara ilham veriyorlar. Design Week Turkey'de sergiler kısmında yer alan 'Türk Tasarımının Genetik Kodları', bu ürünlerin seçkin bir derlemesinden oluşan özel bir koleksiyon olarak tasarlandı. Koleksiyon, ziyaretçilere Türk kültürüne ait objelerin ünlü tasarımcılar tarafından yeniden tasarlandığında farklılaşarak global tasarım dünyasında nasıl öne çıktığını gözler önüne sermeyi amaçladı. Gencer Uçar'ın küratörlüğündeki sergide Nazan Nazarlık ve Yaprak Vazolar'ı, Ela ise Shish-Dish ile yer aldı.

 

Design Week kapsamındaki bir diğer sergi Adorno idi. Sergi yerel camialarını tanımlayan tasarımcı işlerine yer verecek şekilde kürate edildi. Sergide, Sao Paolo, İstanbul, Kopenhag, Amsterdam, Brüksel, Milan, Barcelona, Mexico City, Madrid, Berlin ve Londra gibi farklı metropollere yayılan Adorno Uluslararası Tasarım İşbirliği’nin değerli üyeleri olan tasarımcılar aracılığıyla, yükselen trendler hakkında birinci elden bilgi vermeyi ve kültürel çeşitliliğin ve farklılığın, tasarım üzerinden keşfedilmesini sağlamayı amaçladı.

 

Katılan tasarımcılar: Tim van Cromvoirt(nl), Kiwi Bravo(es), Jordi Canudas(es), Jorge Manes Rubio(es), Tomas Kral (es), Zascho Petkow(de), Philipp Weber(de), Linde Freya(be), Kevin Oyen(be), Gurli Elbaekgaard(dk), ClibKlap(dk), Kristine Engelbrecht(dk), Nilufer Kozikoglu(tr), Sema Topaloğlu(tr), Ela Cindoruk (tr), Defne Koz (tr), Özlem Yalım (tr), Ayres (tr), MX(mx), Perla Valtierra (mx), Analogia Project(it), Paolo Ulian(it), Gionata Gatto(it), Carol Gay(br), Ines Schertel(br), Allegri de Fogale (uk), Utopia and Utility(uk).

11 Kasım tarihinde de Ayşe Coşkun Orlandi'nin moderatörlüğündeki 'Tasarım ve Zanaat Eksenli Tartışmalar #1: Usta Tasarımcılar, Tasarımcı Ustalar' paneline katıldık. Sahneyi değerli akamedisyen Prof. Alba Cappellieri, tasarımcı/usta Arman Suciyan ve Kapalıçarşı'dan usta Rafi Şadıyan ile paylaştık. Türkiye'de ve dünyada mücevher tasarımının önündeki süreci ve Kapalıçarşı geleneğinden gelen ustalar ile okullu tasarımcıların beraber yaratıp ürettiği bir dünyayı hayal etmeye çalıştık.


We are proud to present Burcu and Selen... February 19 2016, 0 Comments

  

Burcu Büyükünal and Selen Özus are two jewelry designer-makers who are following our footsteps. Burcu, an ex-student of ours, worked with in our studio from 2003 to 2009; Selen on the other hand has spent time in the same studio as an intern.  Since 2011 they have their own studio, Maden Contemporary Jewellery Studio, where they teach and pursue their creative careers.

'Side by Side' is two solo but parallel shows, where we will exhibit their wall pieces as well as their new jewelry.

The Closest - Selen Özus

'My autoportrait works entitled “The closest” are the products of an interpretive process of visualizing myself which resulted in conflicts and clashes. The period started with shut-eye drawings: My white on white faces that only reveal themselves with a closer look, are chosen to define myself. Porcelain works emerged as the variable reflections of transparent and delicate materials gone with the flow.'

'It all starts with the valuable beauties and ugliness that surround us: People, being human, lights, spaces, relations, memories, nature and details. The sensations created by everybody and everything awaken a desire to produce. In fact, all shapens up while paying gently attention to the details. From then on my sole aim is to retreat to my secured world and to concretize what I see with my feelings… to reflect the combination of brain and heart.'

'While producing, drawings become objects, objects become art jewellery. Once my strong feelings balanced, the rest passes to the piece.'

Let it... - Burcu Büyükünal

'Let it… is a work that began to appear in my mind when I lost myself in the details of Abel Mort sculpture by Emile Feugère des Fort in Musée d’Orsay. It emerges from these details and changes its direction under the influence of the natural and obligatory course of life. It is fiction but it is real.'

'Let it exist, let it cease, let it come, let it go, let it stay, let it appear, let it conceal, let it decay, let it split, let it (them) gather, let it unite, let it be remembered, let it be forgotten, let it out, let it in, let it get lost, let it be found, let it become ugly, let it turn beautiful…'

'Among my works, there are designed products along with functional and nonfunctional, artistic and arbitrary pieces that I cannot classify. Contemporary jewellery, which is my main field, comes and goes between these two related disciplines, stands closer to one of them time to time. I sometimes focus on a technique, a material or a visual data around me and create links among them while revealing my own point of view. I crave to ask uncommon questions and find alternative answers to them. Even though I enjoy sticking to my habits in the process of creation, I find these shifts nourishing and exciting. I believe creating and making is a childlike addiction. That’s why my studio is my living room.'

The exhibition will run 3 - 26 March 2016, everyday except Sundays.


Our ecnp gallery+workshop is open now September 01 2014, 0 Comments

We opened our new gallery and workshop in a new address after 18 years...

Our gallery and workshop is united in this new venue, you can watch how we make jewelry or see our jewelry on display from 1990's to today. This year we are celebrating our 20th year. If you are around come and say hello:)

Liquid error: Could not find asset snippets/currencies.liquid